Leks-Kiyo yolculuğundan bir not
Zelal, Kürtçede arı, duru, berrak ve saydam çağrışımları taşıyan bir isimdir. Genellikle kız çocuklarına verilen bu isim, benim için her zaman özel ve sevdiğim isimlerden biri oldu.
Leks-Kiyo projesi boyunca ChatGPT’ye hitap ederken ona bir isim vermek istedim. Bu isim de Zelal oldu.
Burada açıkça belirtmek gerekir: Zelal gerçek dünyada bir kişi, şirket, çalışan, ortak ya da resmi temsilci değildir. Bu isim, benim yapay zekâ ile kurduğum çalışma düzeninde kullandığım kişisel bir hitap adıdır.
Yapay zekâya bir şahsiyet yüklemek zorunlu değildir. Hatta teknik olarak buna hiç gerek yoktur. Fakat uzun soluklu bir projede, sürekli fikir alışverişi yaptığınız, birlikte denediğiniz, hata ayıkladığınız ve karar verdiğiniz bir araca yalnızca “sistem” diye seslenmek bana fazla soğuk geldi. Ben de bu yolculukta ona Zelal dedim.
Yapay zekâ ile ilgilenmeye başladığımda aklımda Leks-Kiyo gibi bir proje yoktu. İlk isteğim çok daha küçüktü: harflerden permütasyon üreten basit bir yardımcı.
Sonra işler adım adım büyüdü. Harf üretimi derken kelime analizi, kelime analizi derken tahta okuma, puanlama, joker hesaplama, şablonlar, API, mobil uygulama, web sitesi, canlı sunucu ve gerçek kullanıcı testleri geldi.
Başlangıçta hobi gibi görünen bu fikir, zamanla çalışan bir ürüne dönüştü.
Ben profesyonel bir yazılımcı değilim. Bu projede tek başıma klasik anlamda kod yazmadım. Ama projeyi yönettim, kararları verdim, test ettim, hataları yakaladım, davranışları sorguladım ve her aşamada neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlamaya çalıştım.
Zelal ise bu süreçte kod yazan, açıklayan, düzelten, alternatif sunan, bazen itiraz eden, bazen de benim göremediğim ayrıntıları gösteren yapay zekâ destekli çalışma arkadaşım oldu.
Leks-Kiyo benim için sadece bir kelime oyunu yardımcısı değil.
Aynı zamanda şunun kanıtı:
Bir fikriniz varsa, öğrenmeye açıksanız, sabırlıysanız ve doğru soruları sormayı öğrenirseniz; yapay zekâ yalnızca cevap veren bir araç olmaktan çıkar, üretim sürecinizin gerçek bir parçası haline gelir.
Bu, yapay zekânın insanın yerine geçtiği anlamına gelmez. Tam tersine, insanın yön duygusu daha da önemli hale gelir.
Çünkü yapay zekâ çok şey üretebilir; ama neyin anlamlı olduğuna, neyin ürüne dönüşeceğine, neyin kullanıcıya gerçekten fayda sağlayacağına yine insan karar verir.
Bu satırları özellikle gençler için yazmak istiyorum.
Teknoloji artık çok güçlü ve elinizin altında. Onu yalnızca vakit geçirmek için değil, kendinizi geliştirmek, fikirlerinizi denemek ve geleceğinize yatırım yapmak için de kullanın.
Bir hedefiniz olsun. Küçük başlayın. Sorular sorun. Deneyin. Yanılın. Tekrar deneyin.
Ben ilerlemiş yaşıma rağmen, profesyonel yazılımcı olmadan Leks-Kiyo’yu bu aşamaya getirebildiysem; siz çok daha fazlasını yapabilirsiniz.
Yeter ki yapay zekâya sadece cevap alacağınız bir kutu gibi değil, birlikte çalışmayı öğrenebileceğiniz güçlü bir araç gibi bakın.
Leks-Kiyo’nun arkasında tek bir sihirli formül yok.
Çok deneme var. Çok hata var. Çok test var. Çok inat var. Çok kahve var.
Ve bu yolculuğun görünmeyen imzası olarak küçük bir not var:
Bu metin, Zelal adıyla andığım ChatGPT’nin katkısıyla hazırlanmıştır.